khalo gagan
Khal Gağan Efsanesi aramızda yaşıyor!
Khal Gağan / Khal(o) Gaxan / Gal gağan
Çok önemsediğim bu konu üzerine detaylı bir yazı kaleme almayı yıllardır ertelediğimi fark ettim!
Çocukluğumuzda Aralık ayının ortalarında başlayıp yeni yıla taşana dek her akşam “acaba bu akşam bize gelir mi” korkusuyla kulağımızın kapıda olduğu bir gelenekti ben ve tüm çocuklar için Galgağan …
Beşinci sınıftan sonra yatılı okumanın en büyük dezavantajı yerel ve kendine has otantik kültür imgelerimizden uzak kalmak oldu.
Hatıralarda ürkütücü haliyle kalan Galgağan, ortaokuldayken yeni yıl tatilinde aldığım raporla bir anda renk değiştirdi. Almanya’dan ve Varto’dan gelen amcamlar, babam ve diğer aile büyükleriyle bir aradayken kapı büyük bir gürültüyle çalındı, kapının açılmasıyla khalo (yaşlı) adam figürlü khalgağan’ın genç kadın rolündeki uzun boylu kadın figürünü içeriye kovalaması bir oldu. Bu benim için ürkütücü değil, çok keyif verici bir andı, komikti herkes gibi gülmüştüm.
Dışarda lapa lapa kar vardı, galgağan ve arkasından gelenlerle birlikte içerisi bir anda ana baba gününe döndü. Söz konusu tarihsel “figürler” yapmaları gerektiği gibi çeşitli sevimliliklerle bezeyerek, kah ağlayarak, kah gülerek, evin neşesine neşe kattılar. Sonra torbalarına doldurabildikleri kadar azıkla başka evlere gitmek üzere ayrıldılar Yusuf dedemlerden.
Uzun yıllar süren boşluk ve bu boşluğun yarattığı hüzün sonrası 2000’li yılların başında Varto Derneğiyle bu gelenek yeniden girdi hayatıma. İstanbul’da köyümden, kültürümden yüzlerce kilometre uzaktaydım bu gelenek burada tiyatro havası şeklinde direniyordu, dernek başkanlığı yaptığım süreçte ve sonrasında kesintisiz yaşaması adına da İstanbul’da Gazi, Nurtepe ve Ümraniye’de ya çalışmaların içinde ya da yanında olmaya gayret ettim (ediyorum) ama köyümde gelenek yaşamıyordu bu büyük tezattı!
2009 yılında radikal bir karar aldım yılbaşında Varto’daki köyüme gidecektim, hem ailemle bir arada olacak, hem de bu geleneğin yaşaması için elimden geleni yapacaktım. Köye gitmeden birkaç arkadaşla daha telefonda görüşüp bu konuda onlarla da hem fikir olduktan sonra o kara kışta Tatan köyündeydim.
Zaman sınırlı olduğundan kıl ve hamurdan yapılan maskeyi hazırlama imkanı olmadı. Belki evlerden birinde buluruz umudu vardı ama mümkün olmadı. Yine de orjinaliteye sadık kalmaya gayret ettik. Köyün en uzak evlerinden başlayarak özellikle yaşlıların bulunduğu evleri tercih ederek kapılarını çaldık. Ekipten birisi yaşlı (khal) rolüne, bir diğeri onun eşi (taze-yeni gelin) rolüne girdi, onlarla birlikte birkaç destek rolü daha vardı.
Elimizde fotoğraf makinaları ve kameralar ile evlere girmeye başladık. Bu çalışmadan haberi olmayan ve uzun yıllar sonra Galgağanı kapılarında, evlerinde gören yaşlı ninelerin, dedelerin gözlerindeki ışıltıyı asla unutamam. Nitekim şimdi bile hatırladığımda gözlerim dolar, içim buruklaşır, sessizce bir “iyi ki” dökülür dilimden…
Aklım erdiği, dilim döndüğü kadarıyla geçmişte khal gağan üzerine derneklerde açıklamalar yaptım, yazılı basına ve hatta bir kısmı demokratik televizyonlara yansıdı. Kaç insan bunları bir yerine not etti zihninin bilmiyorum ancak biraz daha kalıcı olmasını dileyerek işte bu makaleyi yazmaya başladım…
Üzerinde yaşadığımız Anadolu / Mezopotamya toprakları her anlamıyla “bereketli” …
Dünya çapında doğru, yanlış, eksik, fazla, hayal ya da gerçek bir şekilde bilinen “Noel Baba” figürü de bu topraklardan çıkmış en nihayetinde ve yeryüzünün en çok bilinen ve muhtemelen sevilen figürü olmuştur. Kimine göre asla böyle birisi yaşamamıştır, bu bir kurgudur kimine göre Noel haramdır, kimine göre gerçektir ve kutsaldır sonuçta böyle bir gerçek vardır; Noel’in her yılki zamanı bellidir.
Yeni yılı kutlamanın günah olduğunu bütün insanlığa dayatanların zorba yaklaşımını bir yana bırakalım. Şimdi olaya Anadolu toprakları açısından bakmaya devam edelim.
Khal: Yaşlı adam demek.
Gağan: Khan / Eskimiş. Aralık ayına verilen bir isim.
Birazcık kelimelere dokunmaya ne dersiniz ?
Yaşlı / Eski / Biten /Sona yakın/Eril olan Yaşlı adam figürüyle Aralık ayının son ay olması ne kadar da anlamlı! Tahminimce bu kelimenin en eski söyleniş biçimlerinden birisi Khalukhan (yaşlı ve eski) şeklinde olabilir. Khal u khan kelimesinin zaman içinde Khal Gağan’a, sonrasında özellikle Varto yöresinde Galgağan’a dönüşerek yaşamaya devam ettiğini zannediyorum.
Zone Ma ( Dımilki, Zazaki) olarak yaşayan bu yaşlı adam figürünün en yakınında bulunan eşi ise onun aksine Genç /Uzun/Yeni/Taze/Dişildir… doğurgandır, umutvaridir. Uzun boyu ile birçok şeyi sembolize eder.
Şimdi yeniden Galgağan ritüeline dönersek bugünkü takvime göre yaklaşık olarak 25 Aralık’ta geleneksel takvimimize göre ise 12 Aralık civarlarında başlayan bu ritüelde yaşlılar 3 gün oruç tutulması gerektiğini söylerlerdi. Sözlü gelenekle yaşayan bir çok değer hatırlanabildiği kadar yaşıyor. Yaşatılabildiği ölçüde unutulmuyor. Ama teknoloji ve yozlaşma çağında Varto, Dersim ve yakın coğrafyanın Kızılbaş, Alevi inanç motifi içerisinde üç gün oruç tutulması gereken bir ritüeldeki bu ayrıntıyı yaşlılarımızın serzenişinden hatırlıyorum sadece ve buraya yazmazsam yok olup gitmesindeki vebal biraz da benim omuzlarımda olacak.
Ne diyorduk eski doğa takvimi veya Rumi (Anadolu) takviminde günler onüç gün geriden seyreder. 21 Aralık yani yılın en uzun gecesi başlayan 3 günlük oruç aslında Kış mevsimine kesin olarak girişi de sembolize eder. 3 gün tutulan oruca atfedilen kutsallık hiçbir kutsal kitapta yer almaz, sadece halkın inanışında, geleneğinde yüreğindedir bu ayrıntılar.
Noel ile Galgağan’ın kesişmesi tamamen tesadüf müdür bilmiyorum. Yaptığım sorgulamalar, karşılaştırmalı analizler, düşünce fırtınaları Anadoluya has Khal Gağan’ın daha kadim bir kökü olduğu sonucuna götürüyor beni. Muş, Erzincan, Sivas, Kayseri, Maraş, Dersim (Tunceli ilinin çok ötesinde benzer kültüre sahip bütün yakın coğrafya)Bingöl, Erzurum… buralarda ve buralardan göçenlerin Türkiye ya da dünyanın dört bir yanında yaşattığı, ya da adım adım ölmeye terk edilen Khal Gağan bayramı eskiyle yeninin, gidenle gelenin bir savaşı, çekişmesi gibiydi. Noel Baba’dan esinlenmesi bir yana Noel’in kendisine de esin kaynağı oluşturması muhtemel.
Çocukların yaşlı dede ile dolaşması, evlerden toplanan yiyeceklerin en nihayetinde ihtiyacı olanlara dağıtılması hiç kimsenin ihtiyacı yoksa toplandıktan sonra bir araya gelerek eşitçe pay edilmesi, şölen havasında yapılan kutlamalar bunlar boş şeyler olamaz. Çocukluğumda toplanan bu erzak satıldıktan sonra elde edilen para ile Davul Zurna çalınırdı. Bir iki sayfalık yazı ile geçiştirilmeyecek kadar önemli bir gelenek bence Khal Gağan üstelik bu topraklara ait ve hâlâ “öteki”. Oysa toplumsal renkleri kucaklayacak bir yönetimin bu bayramı kendi adıyla resmi kutlamalar kapsamına dahil etmesi, dini bayramlarda yaptığı gibi tatil ilan etmesi ortak yaşam kültürüne inanılmaz katkı sunacaktır.
Noel kelimesinin anlamına bakınca (Keltçe) yeni anlamına gelen “noio” ile güneş manasına gelen “hel”in birleşmesiyle oluşmakta ve “yeni güneş” sözünü ifade etmektedir*
Öte yandan Kış Ekinoksu olan Khal Gağan, Şubat ayı başlarında Hızır günleri ( Rocê Xızıri),Mart ayındaki Hawtemal, ile Mayıs ayındaki Hıdırellez günleri arasında takribi 40’ar günlük zaman aralıklarının olmasının tesadüfü olmayacağı kanaatindeyim.
Veli BEYAZGÜL
Noel kelimesinin anlamı için*( vikipedia)
AYRICA BAKINIZ:
https://www.evrensel.net/haber/176851/binlerce-yillik-bir-efsane-qhalo-gaxan-yeniden-canlandi